“Ticaret ve Turizme yeniden bir ivme kazandırmak için Hatay- Beyrut Feribot hattı açılmalı, haftada 2 gün karşılıklı Hatay-Beyrut uçak seferi konulmalı ve Ro-Ro hattı güzergahı Mersin-Beyrut-İskenderiye şeklinde yeniden düzenlenmelidir.”
Hatay Sanayici ve İşadamları Derneği olarak 3-6 Mayıs 2012 tarihleri arasında Lübnan’ın Beyrut ve Sayda şehirlerine 103 kişilik heyet ile yaptığımız iş seyahatinde Lübnan’lı Kamu Yöneticileri , Ticaret, Sanayi ve Zıraat Odası mensupları ile yaptığımız görüşmelerde bölgeye barış ve refahın gelmesinin ikili ilişkilerin ve ticaretin artması ile mümkün olacağı konusunda görüş birliğine varılmıştır.
Lübnan , coğrafi büyüklük ve nüfus olarak küçük bir ülke görünümünde olmasına karşın, ekonomik ve ticari açıdan tarih boyunca olduğu gibi bu gün de büyük bir öneme sahiptir. Ülke, ekonomik ve ticari açıdan genel olarak stratejik bir konumda bulunmakta, aynı zamanda sahip olduğu nitelikli insan gücü ile başta Afrika, Kanada, Latin Amerika, Avustralya, ABD, Arap ve AB ülkeleri olmak üzere dünya’ya dağılmış 15 milyonu aşkın Lübnan’lı nüfusun sahip olduğu ekonomik ve ticari iş bağlantıları nedeni ile ülkemiz açısından, Orta Doğu’ya ekonomik açılım ve nüfuz etme bakımından büyük öneme sahip bulunmaktadır.
Lübnan,yıllık yaklaşık 22 milyar dolarlık dış ticaret hacmi ile yüzölçümü ve nüfus olarak kendisinden daha büyük pek çok ülkeden daha fazla dış ticaret gerçekleştirmektedir.
Lübnan ticari, kültürel, siyasi ve görsel açıdan “ Ortadoğu’nun Vitrini” işlevini görmekte , her yıl Körfez ülkeleri Lübnan’dan modayı, markaları ve trendleri izlemektedir. Bu yüzden Lübnan’da markalaşmak ve tanınmak bütün Orta Doğu’da markalaşmak ve tanınmak anlamına gelmektedir.
Lübnan’ın ithalatında Türkiye 6.,ihracatında ise 7.sırada bulunmaktadır. Türkiye’den ithalatında ilk üç ürün mineral yakıtlar, demir-çelik, makine ve kazanlardır. İhracatında ise ilk üç ürün demir-çelik (hurda metal), organik olmayan kimyasallar ve yenilebilir meyve ve yemişlerdir.
2011 yılında Türkiye’den Lübnan’a yapılan ihracatın, % 22,1 seviyesinden % 43,20 seviyesine yükselmesini önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.
Ülkemiz ile Lübnan arasında bir milyar dolara yaklaşmış bulunan ticaret hacmi, Lübnan’ın alım potansiyeli, Ülkemizin de ihracat potansiyeli dikkate alındığında daha da artacaktır.
İkili ilişkilerin artması mevcut ticaret hacmini çok üst seviyelere çıkaracağı gibi bölgenin barış ve refahına büyük katkı sağlayacaktır.
Levant İş Forumu kapsamında Türkiye Bankalar Birliği’nin Lübnan Bankalar Birliği ile yaptığı işbirliği anlaşması kapsamında yeni işbirlikleri anlaşmalarının yapılması ticareti ve turizmi geliştirecektir.
Lübnan pazarında ülkemiz mallarına karşı bir merak ve ilginin yanı sıra kalite imajı bulunmaktadır. Ancak pazara yönelik sistematik pazarlama, tanıtım ve markalaşma faaliyetlerine ihtiyaç bulunmaktadır.
İç savaştan çıkılmış olması nedeniyle, Lübnan’da halen çok büyük miktarlarda yapılması gereken altyapı ve imar faaliyetleri bulunmaktadır. Türk firmalarının bu alanlardaki deneyimleri dikkate alındığında müteahhitlik alanında yapılacak çok sayıda işbirliği imkanı bulunduğu görülmektedir.
Lübnan Kalkınma ve İmar Konseyi (CDR) tarafından 2006 yılında hazırlanan bir plan ile 12 yıllık sürede ülkede 9.6 milyar dolarlık kamu yatırımı yapılması öngörülmektedir.
Lübnan ile ikili ilişkilerin artması ; ulaşım sorunu ve gümrük konularında atılması gereken adımlar ile mümkün olacaktır. Bu kapsamda;
-Türkiye ile Mısır arasında başlayan Mersin- İskenderiye Ro-Ro hattının Mersin –Beyrut-İskenderiye şeklinde düzenlenmesi önem arzetmektedir.
Ro-Ro hattının söz konusu güzergahta gerçekleşmesi halinde Ortadoğu , S.Arabistan yarımadasına ve Afrika ülkelerine açılım, ihracatçılarımız açısından daha rahat ve alternatifli olacaktır.
-İş hacminin artması ve turizm faaliyetlerinin canlanması için direkt Hatay –Beyrut olmak üzere haftada iki defa uçak seferi konması bölgeler arasındaki ilişkileri canlandıracaktır.
-Ayrıca Hatay- Beyrut arasında mutlaka bir feribot hattının karşılıklı çalışması gerekmektedir. Dolayısı ile Hatay –Halep turunun alternatifi Hatay- Lübnan şeklinde olması turizm ve ticarete yeniden bir ivme kazandıracaktır.
-Gümrük vergilerinin iyileştirilmesi ile iki ülke ticaretinde, maximum verimlilik sağlanacaktır.
Sonuç olarak; Ülkemizin ve dolayısı ile İlimizin Lübnan ile arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin istenilen düzeye gelmesi; ticareti kolaylaştırıcı anlaşmalar ve karşılıklı ziyaretlerle mümkün olacaktır.
Gülay GÜL
HASİAD Yönetim Kurulu Başkanı











